can yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
can yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

UMBERTO ECO'DAN YENGEÇ ADIMLARIYLA

Tempo Dergisi’ne yazdığı eleştirel popüler kültür yazılarıyla ve listelerden inmeyen çok satan kitaplarıyla tanıyoruz onu. Eleştirmen, yazar, bilim adamı, düşünür, edebiyatçı Umberto Eco.
 İtalyan yazar, Türkiye’deki ününü Gülün Adı ve Foucault Sarkacı isimli kitaplarıyla elde etse de son yıllarda yazdığı edebiyat, tarih, medya ve iletişim yazılarıyla ilgimizi çekmeye devam ediyor.
 
En son Doğan Kitap'tan çıkan Güzelliğin Tarihi, Çirkinliğin Tarihi ve Prag Mezarlığı kitapları yayınlanmıştı. Şimdiyse Eco’nun 2000- 2005 yılları arasında yayımlanan makale ve konferans metinlerinin biraraya getirilmesiyle oluşturulmuş ‘Yengeç Adımlarıyla’ kitabı geçtiğimiz haftalarda kitapçı raflarının yeni çıkanlar bölümünde yerini aldı. 
 
 
11 Eylül saldırılarından, Saddam’a, Silvio Berlusconi’den Çin’in gelişmesiyle harekete geçen ‘Sarı Tehlike’ye, coğrafya üzerinde meydana gelen pek çok olayı ve olguyu değerlendiren Eco, tarihin artık ‘yengeç adımlarıyla’ yani geriye giderek ilerlediğini öne sürüyor.
 
 
Son 20 yılda Kosova, Körfez, Afganistan ve Irak’ta meydana gelen olayları, 11 Eylül saldırılarıyla yükselişe geçen İslamofobi ve kültürel antropoloji ekseninden değerlendiren Eco, sıcak savaşlar, terör, köktendincilik, ırkçılık, din savaşları, çoğulculuk, antisemitizm, siyaset, medya sahiplikleri ve iletişim gibi parametreleri nesnel örneklerle ele alıyor.
 
 
Geleneksel medyadan yeni medyaya geçişle medyanın kimlik değiştirmesine atıfta bulunmayı ve ironiyi de ihmal etmiyor.
Yaşadığımız dünyanın, arzu edebileceğimiz dünyaların en iyisi olmadığı aşikar. Sürekli yengeç adımlarıyla devam etmemek için ‘birbirimize’, internet, teknoloji ve sosyal medya ile sınırları kalkan kültür çeşitliliğinin zenginliğine entegre olmak ve küresel hoşgörüyü içselleştirmek belki de üzerinde düşünmemiz gereken önemli konulardan biri.
Eco’nun ‘Yaşamın, demokrasinin ve kültürün tadı tuzu olan çoğulculuk, kendi içlerine kapanmış ve birbirini tanımayan dünyalardan değil, bir araya gelmekten, diyalogtan ve karşılaştırmadan oluşur…’ sözlerine katılmamak mümkün değil. Zira dünya hoşgörü ve diyalog zeminine oturmuş olsaydı kendi elimizle oluşturduğumuz kültürlerarası duvarlar bu kadar hırpalayıcı olmazdı.
Hülya Meral
Facebook: Hülya'nın Valizi
 
 
 
 
 

Coelho ile Yolculuk

 
Beş futbol sahası büyüklüğünde yılda 2 milyon kişinin ziyaret ettiği bir Kitap Fuarı düşünün.

İnanılmaz değil mi?
Yer Buenos Aires..Türkiye ile karşılaştırmayın bile, ben de o gaflete düştüm. Çeşitli şehirlerde saatler süren kitap fuarı kuyrukları bekledim ama hiçbiri hafsalamın alamayacağı kadar büyük değildi. Pavyon pavyon gezip gün sonunda tabanlarıma çöken ağrıya aldırmadan sanki bir daha o kitabı bulamayacakmışım gibi dayanamayıp onlarca kiloluk kitapla çıkmam da cabası. Tabii yüzümdeki gülümseme tarif edilemez..:) Gelecek yıl Buenos Aires Kitap Fuarı'ndan da aynı surat ifadesiyle çıkarken bir fotoğrafımı görebilirsiniz her an :)


Kitap ve Arjantin demişken Buenos Aires’ten bahsetmişken aklıma haliyle dünyada ve ülkemizde çok sevilen Güney Amerikalı yazarlar geldi ve içlerinde en sevdiklerim..
Gelin görün ki tam da bu yazıyı yazdığım sırada, masamda henüz bitmemiş olan Paulo Coelho’nun Hac kitabının durması da tesadüf olmasa gerek.
 
 Coelho’yu ilk 1997’de lise yıllarında okuduğum Simyacı kitabıyla tanımıştım. Kitap üniversite sınavına girmeme az kala bir zamanda karşıma çıkmış bana Eğer birşey istiyorsan, gerçekten istiyorsan, gerçekleşmemesi mümkün değildir çünkü bütün dünya bu amaç uğruna çalışacaktır!diyordu. İşe yaramadı da değil hani..
Arkasından diğer kitapları Piedra Irmağının Kıyısında, Portobello Cadısı, Veronika Ölmek İstiyor, Brida, Kazanan Yalnızdır, Elif, Zahir ve en sonunda (neden sona bıraktığımı bilmiyorum) ilk romanı Hac kitabı geldi.
Hepsiburada.com sitesinden alınmış görseldir.
 
Brezilyalı yazarın eserlerinin nerdeyse hepsi arayışa odaklı. Hayatın gerçek anlamda ne olduğuyla ilişkilendirilen kahramanlar ve olay örgüleri mevcut. Kader, yazgı, aşk vazgeçilmez konuları..Özetle; hiç bir zaman pes etme, vazgeçme ve arayışın sürsün diyor.
Hac ile 1986’da İspanya’nın Galiçya bölgesindeki Santiago Katedrali’ne yaptığı 700 km’lik hac yolculuğunu, Yol'u anlatıyor. Kitapta Yol'un kendisi amaç değil, kahramanın iç sesiyle buluşmasını sağlayan araç.
 
 
Üç hac yolu var. Biri Aziz Petrus’un Roma’daki mezarına giden yol, diğeri Hz. İsa’nın Kudüs’teki mezarına giden yol, üçüncüsü de kendi izlediği kitapta geçen yol.


Hac, aslen yazarın kişisel hayatında dönüşümler yaratan üçüncü yolun romanı. Çünkü bu yolculuk Coelho edebiyatının başlangıcı oluyor, bu kitaptan sonra diğer kitapları yayınlanmaya başlıyor.
 
 
Meditasyon veya yogaya ilgi duyanların severek okuyacağı bir kitap. Keza kitapta pek çok egzersiz var. (Mavi Küre Egzersizi, Diri Diri Gömülme Egzersizi, Nefes Alma Egzersizi, Su Egzersizi, Haberci Ritüeli..vs)
 
 
Yol’un metafor olarak kullanıldığı Coelho seçkisi kitaplardan Hac, yazarın iç sesinin kendi iç sesinize karışmasını sağlayabilir. Şimdiye kadar yazarın hiçbir kitabını okumadıysanız Hac, 'Coelho ile Yolculuk' için iyi bir fikir.
İyi okumalar
Hülya Meral

Soru, görüş ve yorumlarınız için lütfen bana yazın..
hulya_meral@hotmail.com
twitter.com/hulyameral
Facebook: Hülya'nın Valizi
 
 
 

Yekta Kopan: Söylediklerimin teğellerine bakılmasını isterim

 
Dergilere şiir yollayarak başlayan bir yazın hayatı..
Önce Yarın Dergisi’nde 1982’de şiiri yayınlanıyor. Ardından dergiye öyküler, denemeler de gönderiyor. O zamanlar Ankara’da edebi muhitlerde bira ve Birinci sigarası pek tutuluyor. Hiçbir zaman bir aidiyet duygusuyla düşünce cemaatinin içinde olmak istemedim diye herhangi bir gruba dahil olmak istemediğini de açıkça belirtiyor. NTV Gece ve Gündüz Programı  sunucusu, yazar, seslendirme sanatçısı Yekta Kopan’dan söz ediyorum.
 
 
Kopan’ın ilgiyle takip ettiğim, kültür sanatla ilgili yorum ve eleştirilerini, fikirlerini paylaştığı http://filucusu.blogspot.com isimli bir bloğu da var. İyi ki var. İş güç koşuşturmacasında bir nebze olsun nefes almamızı sağlıyor.
İlk kitabı 30 yaşında yayınlanan Yekta Kopan’ın ilk zamanları soyutlamayı kurmaca bir metne nasıl entegre edebilirim diye düşünerek geçmiş. Olay örgüsü içinde yazmaya başlamasının Hayalet Gemi kitabıyla ortaya çıktığını belirten yazar, II. Yeni şiiri ve Güney Amerika edebiyatını sevdiğini özellikle vurguluyor. (sahi Güney Amerika edebiyatını sevmeyen var mıJ )
Askerden sonra Can Yayınları yazarlarından Murat Gülsoy ile tanışıyor. Eserlerinde yolunda gitmeyen insan ilişkilerini işliyor. Öykünün belli bir sınırla yazıldığı 90’lı yıllar en zor zamanlar..
Hangi yazarları izlediniz sorusuna, ‘Karbon Kopya’ya kadar etkilendiğim hepsine, alın işte bunlardan etkilendim dedim, bir çeşit saygı duruşu’ diye cevap veriyor.
Okumanın da geleneğe dayanan bir noktası var
Asıl hedefim iyi bir okur olmak diyen ve yazılan bir satırın peşinde olduğunun altını çizen Kopan, sevdiği, okuduğu, etkilendiği yazarları ise şöyle sıralıyor. Borges, Kafka, Nabokov, Calvino, Çehov, Tanpınar, Oğuz Atay, 50 kuşağının tamamı (modernistler). Feyyaz Kayacan, Özcan Ergüder (Maskeli Balo), Selçuk Baran gibi yazarlar da yine severek okuduğu isimler.
 
 
Ana akımdan çıkmak tu kakadır
Ana akımdan çıkmak okuyucu, yazar ve yayınevi için hoş karşılanmaz, tu kakadır. Biz okuyanlar ana akımın dışına çıkıyorsak erdemli insanlar değiliz. Hayat diye bir şey var. Bunu anlamlandırabilmek, korkularımızla yüzleşebilmek ve hayatı zenginleştirmek için yapıyoruz bunu.
Söylediklerimin teğellerine bakılmasını isterim
Hangi türde yazmayı seviyorsunuz sorusuna 'Türler arası ayrıma katılmıyorum. Nasıl yazmaya başlıyorsam öyle devam ediyorum (roman, öykü..v.s) Tanımlanmış, belirlenmiş anlatım tarzını sevmiyorum. Çerçeveyi sevmiyorum. Söylediklerimin teğellerine bakılmasını isterim. Meselesi olmayan sanata ve edebiyata inanmam.'cevabını veriyor.
Ankara iki şeyi sağladı bana
Ankara’dan İstanbul’a geldiği yılları çölden denize ulaşmak olarak tanımlayan Yekta Kopan ‘Ankara uzun yürüyüşlerin ve sohbetlerin şehridir. Garip yalnızlık duygusu çocukluğunuzu etkiler, sonra yazarsınız. Ankara iki şeyi sağladı bana. Çok okumamı, düşünmemi, araştırmamı ve çok geveze olmamı sağladı. ‘ diyerek Ankara'ya, çocukluğuna, gençliğine bir selam çakıyor. J
İyi ki Ankara’da yaşamış, iyi ki var, iyi ki yazıyor ve iyi ki gevezeJ
İyi okumalar


Hülya Meral

Soru, görüş ve yorumlarınız için lütfen bana yazın..
hulya_meral@hotmail.com
twitter.com/hulyameral
Facebook: Hülya'nın Valizi

 

OĞUZ ATAY ANISINA 'UBOR METENGA BULUŞMALARI'

Adını  Oğuz Atay’ın ‘Korkuyu Beklerken’ adlı kitabında olmayan bir dilde mektuplar yazan örgütün adından alan Ubor Metenga, bir edebiyat buluşması.




Güncel Türk edebiyatının genç ve değerli kalemlerinden, her kitabını merakla beklediğim yazarlar Yekta Kopan, Ayfer Tunç, Murat Gülsoy Üçlemesi’nin Oğuz Atay’ı anmak için Salon İKSV’de edebiyat meraklılarıyla bir araya geldikleri Buluşmalar’ın Şubat ayı seçkisi, geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz reklamcı, şair ve yazar Hulki Aktunç’un ‘Lodos Düğünü’ isimli öyküsüydü.

Ayda bir kez gerçekleşen Buluşmalar’dan arkadaşım sevgili Sergül Sungur (fistikyesili.com) sayesinde haberdar oldum. Mart ayındaki etkinliğe yer kalmaz telaşesiyle hemen rezervasyonumu yaptırdım ve nihayet 27 Mart’ta Tomris Uyar’ın ‘Dikkat Kırılacak Eşya’ öyküsünü çözümlemek ve biraz Tomris Uyar’ın kaleminin yol haritasını onunla tanışmış ve kitaplarını hatmetmiş usta öykü yazarlarından dinlemek için Salon İKSV’nin yolunu tuttum.

Biraz erken varıp arkadaşlarımı beklemeye koyulmuşken hemen yan binasındaki Cafe Nero’da kahvemi yudumlayarak birkaç sayfa çeviriyordum ki arkamdaki masadan Ayfer Tunç’un coşkulu sesiyle ‘kadın ve şiddet’ konusunu çevresini sarmış okuyucularıyla tartışırken, çözümler üretip analizler yaparken buldum.

Niyetim son kitabı ‘Yeşil Peri Gecesi’ ile ilgili birkaç şey paylaşmaktı ama Ubor Metenga Buluşmaları başlamak üzereydi. Bir dahaki sefere diyerek büyük bir kalabalıkla salona doğru ilerledim.
Etkinlik ‘Dikkat Kırılacak Eşya’ öyküsünü fondaki bir erkek sesinden dinleyerek başladı. Güçlü bir monolog ve iç ses üzerinden ilerleyen öykü, faşizmin bireyler üzerindeki etkisinden bahsedip tüm salonu 1970’lere yolculuğa çıkardı.
Dinleme faslı bitip sıra çözümlemeye geldiğinde ilk sözü Ayfer Tunç aldı. Tunç, ‘karşılıksız diyalog’ olarak değerlendirdiği öyküde, 1970’li yıllarla birlikte esen değişim rüzgarlarından, bu değişimin insanlar  ve insanların yaşam biçimleri üzerindeki etkisinden söz etti.
Öyküyle adeta geçmişe götüren bir trene bindim diyen Tunç, ‘Beni etkileyen, doğrudan tarihe götüren bir öykü Dikkat Kırılacak Eşya. 30 sene öncesinden bahsediyor. Dönemin izlerini taşıyor.
İlk okuduğumda  romandaki karakteri kadın sandım, erkek olduğunu sonradan fark ettim. Kadınsı imgelerle yürüyen bir anlatı.  ‘Gavur sigarası’ imgesiyle sınıf meselesine, ‘imzasına aşık bir erkek’ tanımlamasıyla burjuva sınıfına bir atıf var. Örneğin burjuva kadını terimi  o zaman farklıydı. Sınıfsal değişim, kodlar, okuma biçimi zamanla değişiyor. Şimdi burjuva kadını terimi yok. ‘Kat sahibi olmak’ sınıfsal değişimin göstergesiydi.

Sol kültürün dayatmaları vardı o dönem. Çay partisine gitmek, makyaj yapmak, davetlere gitmek bizim kuşağın kadın olmak konusunu ortaya koymasında bayağı zor bir dönemdi sol jargondaki erkeklerde.  Bugün sesimizi çıkardığımız şeylerin o zaman olağan algılandığı bir dönemden söz ediyor kitap.’ dedi.

Tomris Uyar’ın romana hiç yüz vermediğini, öyküde ısrarcı olduğunu öğrendiğim çözümlemede Murat Gülsoy, Uyar’ın romanı 'kötü yola düşmüş edebiyat' olarak algılayan bir görüşten geldiğini söyledi.
Toplumsal statüyü simgeleyen imza imgesine değinerek öyküdeki karakterin ‘Resim..Tehlikeli olabilirdi, bıraktım. Konuşmak da tehlikelidir. Hele konuşmayı bir kez unutmuşsan.' cümlesini değerlendirerek  adamın iyi eğitim almış, konformist, ileriye dönük hedefleri olan ama bunu bir türlü yapamayan, pek çok arayışı olan biri olarak tasvir edildiğinden bahsetti.

Yekta Kopan da öyküyü okurken Ayfer Tunç gibi öykünün çok geç bir noktasında anlatıcının erkek olduğunu fark ettiğini belirterek "Bir ‘zihin içi hesaplaşma’ mı ‘iç ses’ mi diye karar veremedim. Karşılıksız diyalog bir yerden sonra karşı taraf  var mı yok  mu sorusunu sormanıza neden oluyor. ‘Birayla kauçukları silerken’, ‘toz bezleri’ gibi detaylardan anlatıcıyı kadınların içinde yetişmiş ve kadınlardan bu anekdotları almış bir erkek gibi düşündüm.

Öykü faşizm ve faşizmin sıradan etkilerini, yukarıdan aşağıya inen değil aynı hizada sürekli genişleyen bir alan olarak anlatıyor." diyerek bir saat süren etkinliğin son cümlelerini söyledi.
Bir sonraki etkinlik Onat Kutlar’ın İshak adlı kitabından bir öykü olacak.

Can Yayınları’nın desteğiyle ücretsiz olarak düzenlenen Ubor Metenga Buluşmaları’na katılmak için İKSV’nin rezervasyon@iksv.org adresine mail atıp isim yazdırmak yeterli.



HÜLYA MERAL





KİTAP; BİR DÜNYADIR, BİR YAŞAM BİÇİMİDİR



Beni Antalya Havalaalanı'ndan İstanbul'a getirecek uçağım rötar yapmıştı, tüm hafta sürekli hareket halinde olacağımı bildiğimden yanıma kitap almamıştım ama kitap kokusu da burnumda tütüyordu. Rötardan dolayı hediyelik eşya dükkanlarını gezmektense kitabevine girip bir-iki kitap karıştırayım dedim, birkaç kitap seçip oturdum masaya.


Karşımda 20'li yaşların başında olduğunu tahmin ettiğim iki genç bir raftan diğerine gidiyor, ne alacakları konusunda en ufak bir fikir sahibi olmadıkları her hallerinden anlaşılıyordu.
Biri diğerine "oğlum gel şurdan birer kitap alalım, entel dantel görünelim, kızlar artık öylelerine bakıyor" dedikten sonra "Çok satanlar" bölümünden birer kitap kapıp hızlıca kasaya yöneldiler..
1960'larda 70'lerde 80'lerde insanların siyasi ve ekonomik güçlükler sebebiyle ya gizli gizli ya da evinde ışık olmadığı için sokak lambası altında kitap okumaya, ders çalışmaya çalıştığı zamanlar aklıma gelince arkalarından gülsem mi ağlasam mı bilemedim.
Kitap okumak demek ki şimdilerde genç kızları etkilemek için kullanılıyordu. Üstelik 'Çok satanlar' bölümünden içine, arka kapağına, yazarına bakmadan alınmıştı. Ne üzücü..Umarım gördüğüm manzara azınlıktaki gençler için geçerlidir.


Yıllar önce kitap fuarı için İzmir Fuar Alanı'na girdiğimde gördüğüm kalabalığa ve uzayıp giden kuyruğa inanamamış, fuarı dolaşırken katılan yayınevi ve okuyucu sayısını, okuyucuların yazarlara ve kitaplara olan ilgisini hayretle izlemiştim.

Ankara'da halk otobüsünde seyahat ederken ayakta giden yolcuların kısa mesafede ulaşacakları yolculuk sırasında bile ellerinden kitap düşürmediğini görünce iyiden iyiye keyiflenmiştim.
Belki şehrin kalabalığından, belki de ilgi alanlarının, aktivitelerin sayısının fazlalığından olsa gerek İstanbul'da bu tarz görüntülerle belirli semtlerde veya üniversite çevreleri haricinde çok karşılaşmadığım için şaşırmış, keşke yaşadığım şehirde elinde kitapla dolaşan yüzlerce insan olsa diye düşünmüştüm.


Niş kitaplara doğru

Kitap okuma alışkanlıklarının yıllarla ve her yeni nesille değiştiği günümüzde, okuyucular artık özel ilgi alanlarına yönelik yoga, meditasyon, yemek kültürü, şarap kültürü, fotoğrafçılık, seyahat, avcılık, dalış ..vs gibi niş konulara ilgi göstermeye başladı.
Belli ki önceden de bu tarz konulara ilgi vardı ama bu kadar kaynak yayımlanmıyordu. Şimdi bir kitapçıya girip yemek kültürü ile ilgili kitap arasanız bırakın Türkiye'deki herhangi bir şehrin ünlü yemeklerini köyünde bile nesi ünlüdür bulabiliyorsunuz veya İtalya'nın ismini daha önce hiç duymadığınız kasabasında enfes şaraplar üretildiğini, neden bu şarapların bu kadar güzel olduğunu sebepleriyle okuyabiliyorsunuz.

Çok okunanlar



Her çok satan iyidir veya kötüdür diyemeyiz elbette ama okuyucular tarafından son zamanlarda en çok tercih edilen kitaplara gelirsek;



Özellikle Elif Şafak'ın 'Firarperest'i, Ece Temelkuran'ın 'Muz Sesleri', Dan Brown'ın 'Kayıp Sembol'ü, Adam Fawer'in 'Olasılıksız'ı, Can Dündar'ın 'Lüsyen'i, Stieg Larsson'un 'Ejderha Dövmeli Kız'ı, Ahmet Ümit'in 'İstanbul Hatırası', Paulo Coelho'nun 'Brida'sı, Hanefi Avcı'nın 'Haliç'te Yaşayan Simonlar'ı oldukça popüler.

Her kitap 80 yaşında bir insan kadar bilgedir

Bana göre okunan her ne olursa olsun her kitap 80 yaşında bir insan kadar bilgedir. Kabul, kimi saçmalar, kimi palavra atar, kimi makyajdır, modadır, trendtir anlatır durur. Ama insan her kitap okuduğunda yeni bir denize, yeni bir ufka yelken açar, daha çok merak eder, merakı onu başka kitap arayışına iter ve bu böyle devam eder durur. Önemli olan insanın duyularına bir kez olsun kitap kokusu nüfus edebilsin..

Kitap okumak mesai harcanan bir iştir


NTV'de Gece Gündüz programını sunan, edebiyatçı- yazar Yekta Kopan'ın sinir olduğu bir soru-cevap vardır, boş zamanlarınızda ne yaparsınız sorusuna verilen "kitap okurum" cevabı Kopan kadar pek çok kitap seveni de derinden yaralar.

Çünkü kitap okumak baya baya mesai harcanan bir 'iş'tir. Boş zamanda insan kek yapabilir, play station oynayabilir falan ama kitap okumak başlıbaşına bir süreçtir.

Kitap zihin açar

Zihni açan, harekete geçiren kitap, sosyal ortamlarda söyleyecek sözün olmasını sağlar. Kız veya erkek arkadaşına okuyacağın şiirlerin, söyleyeceğin güzel sözlerin kaynağı kitaplardır. Kitap, girmek istersen seni içine alır ve kolay kolay bırakmaz.

e-Kitap

Kitap demişken e-kitap'a değinmeden olmaz. İlk defa 1998'de Rocket eBook ve Softbook isimli ürünlerle tanıştığımız e-Kitap'ın popülaritesi özellikle son aylarda daha da artmış durumda.
E-Kitap'ın yerini sağlamlaştıran unsur kuşkusuz eMürekkep teknolojili Reader'ı 2006'da piyasaya süren Sony ve 2005'te Mobipocket firmasını bünyesine dahil edip iki yıl sonra Kindle'ı ortaya çıkaran Amazon.com.
Bu durum hem okuyucularda hem de global teknoloji devlerinde heyecan ve büyük yankı yaratıyor.

2011'e geldiğinizde piyasada satılan ebook readerların iki hafta boyunca şarj etmeden 8.000- 10.000 sayfa kitap okuma imkanı sunduğunu görebiliyorsunuz.

Üstelik kontrastı ilk çıkanlara göre çok daha yüksek, gözü yormuyor. Cihazlar sadece kitap okumayı sağlamıyor, medya dosyalarını oynatıp, ajanda oluşturabiliyorsunuz. Wifi desteğiyle internet erişimi sağlayıp, 3G teknolojisiyle hızlı hareket edebiliyorsunuz.

Peki cihazı aldım, e-Kitap'ı nereden satın alacağım diyorsunuz.. Açık söylemek gerekirse Türkiye'de satışa sunulan e-Kitap sayısı ve çeşidi henüz çok yetersiz. Bu konuda Can Yayınları ilk harekete geçen yayınevi.

İnternetten satın alabileceğiniz bir başka site ise idefix.com. Idefix kitapları digital ortama aktararak bu ihtiyacı karşılıyordu, yaklaşık bir ay önce de Ipad için Kitaplık isimli uygulamayı duyurdu ve App Store'da ilk sıraya yükseldi.

Ipad'de İngilizce kitap bulabilyorsunuz fakat Kitaplık, şu anda Türkçe tek alternatif. Ayraç ekleme ve yazı boyutuyla oynama olanağıyla kolay kullanımı var, kitabın yüzde kaçını okuduğunuzu da görebiliyorsunuz ancak kitabın sayfa sayısını veya kaçıncı sayfada olduğunuzu göremiyorsunuz.

2011'de Amazon'da satışı yapılan yarım milyon cihaz var dolayısıyla Türkiye için katedecek uzun bir yol var gibi görünüyor.

Basılı kitap digitale karşı mı?

Basılı kitap okumanın tadı elbette hiçbirşeyle ölçülemez. E-kitap'ın yer ve mekandan bağımsızlık, kağıttan tasarruf, pratik ve ergonomik kullanım, korsan kitabın önüne geçmek gibi pekçok avantajı var ancak fütüristlere kulak verirsek, basılı kitabın geleceği de tıpkı ansiklopediler gibi olacak.

Uzak değil çok yakın zamanda artık çoğu evde basılı kitap, dergi, gazete kalmayacak, herşey digitale aktarılacak, artık okuyucu digitali tercih edeceğinden basılı kitap sınırlı sayıda üretilecek ve sadece niş bir ürün gibi yüksek bir fiyattan satışa sunulup kalın cilt kapakla kitaplıklarda 'sınırlı' sayıda varolacak.

Tüm bu yazdıklarım çevresinde toparlarsak;

Elbette düşün dünyanızı yaratmak, zenginleştirmek, renklendirmek, hareketlendirmek size kalmış ancak kitap; bir dünyadır, yaşam biçimidir. İster basılı, ister digital, hayatımızın içinde varolması kocaman bir ahenktir.

Kitap bir Sanat'tır

ve Sanat, günlük yaşamın ruhun üzerinde bıraktığı tozu temizler (Pablo Picasso)

Sizin yaşam biçiminiz ne?

Yazı: Hülya Meral



KİTABEVLERİ
Ada Kitapevi
Tünel'e doğru giderken geniş ön cephesi ile dikkat çeken kitapevi, bundan bir süre önce mekanın yarısını kafeye çevirdi. Eskidan çok daha fazla CD bölümü vardı. Meşrutiyet C. N:18 Aslı Han Dük:33Asmalı Mescit M. Galatasaray Beyoğlu - İSTANBUL(0212) 2527816
Alkım
Kadıköy Mühürdar Caddesi’nde 1999’da kuruldu. İki katlı dükkan 1000 metrekarenin üzerinde. Beşiktaş, Kadıköy, Ankara Kızılay ve Kayseri’de şubeleri var. İngilizce roman, şiir, hikaye kitapları da satıyorlar. Çok geniş bir yerli dergi reyonu bulunuyor. Arkeoloji, mitoloji ve şiir alanında çok zenginler.Tel: (216) 449 10 60

Amargi Feminist Kitabevi
Adından da anlaşıldığı üzere kadın sorunlarına ilişkin kitaplar, dergiler burada bulunuyor. Ayrıca kitabevi zaman zaman söyleşiler de düzenliyor. Kadın sorunlarına ilişkin araştırma yapmak isteyenler için iyi bir kaynak. Tel S. N:16 Taksim Ticaret Meslek Lisesi Karşısı Katip Mustafa Çelebi M. Beyoğlu - İSTANBUL(0212) 2510154
Arkeoloji Sanat Yayınları
Bünyesinde arkeoloji ile ilgili yayınları barındırıyor. Kendi çıkardığı yayınlar dışında yabancı dilde kitaplar da rahatça bulunabilir. Hayriye C. N:3 Çorlu Apt. D:4Galatasaray Beyoğlu - İSTANBUL(0212) 2930378
D& R Mağazaları
D&R ilk mağazasını 1997 Mayıs’ında, İstanbul Erenköy’de açtı. Şimdi tüm Türkiye’de toplam 60 mağazası var. Kanyon Alışveriş Merkezi içindeki mağazası 1800 metrekare. Yaklaşık yarısı kitaba ayrılmış. Kafesi ve okuma masaları var. Tüm D&R’lar içinde ürün yelpazesi en zengin olanı. DJ kabini bile var. Arasıra konserler veriliyor. Okuma günleri yapılıyor. Mağazanın tasarımı mimar Hakan Kıran tarafından yapılmış. Ürün gamında 200 binden fazla yerli, yabancı kitap, dergi ve müzik ürünleri, hobi ve multimedya grupları ile güncel ürünler bulunuyor. Tel: 0212 353 08 70
Denizler Kitabevi
Adından da anlaşlacağı üzere, sadece denizlerle ilgili kitaplar, yayınlar var burada. Denizle içiçe olmamıza rağmen denizden bir hayli uzak yaşayan bizler için cesaret isteyen bir iş ve yıllardır ayakta kalmasını bildi.İstiklal C. N:199 D:ATomtom M. Beyoğlu - İSTANBUL(0212) 2498893
Eren Yayıncılık & Kitabevi
Asmalımescit'te lokanta ve kafeler arasında iyice sıkışan kitapevi, özellikle öğretim üyelerinin sık sık ziyaret ettiği yerlerin başında geliyor. Roman ve popüler kitaplardan çok araştırma, tarih, sosyal bilimler gibi konulardaki kitapları bünyesinde barındırıyor.İstiklal C. Sofyalı S. N:34 Asmalı Mescit M. Tünel Beyoğlu - İSTANBUL(0212) 2512858
İstiklal
1999’da İstiklal Caddesi üzerinde açıldı. Yazar söyleşilerinin, kitap tanıtımlarının ve imza günlerinin yapıldığı bir çekim merkezi. Müzik ürünlerinde de geniş ve seçkin bir koleksiyona sahip. Sanatsal ürünler, puzzle, maket gibi hobi malzemeleri de satılıyor. 2005 yılının başlarında yayıncılığa da başladılar. Toplam 350 metrekare olan dükkan üç katlı. İngilizce ders kitapları da var. Tel: (212) 292 95 18
İmge Kitabevi
Çizgi romandan felsefeye, geziden romana, kadın sorunlarından mitolojiye hemen her dalda kitap yayınlayan ve internet üzerinden de satış yapan İmge'inn merkezi Beyoğlu'nda olmasına karşın büyük kitabevi Kadıköy'de. Mühürdar C. N:80/A Kadıköy Tel. (0216) 3486058
İnkılap Kitabevi
Neredeyse Cumhuriyet'le yaşıt olan yayınevi, yıllardır Sirkeci'de varlığını sürdüyordu. Daha sonra 1999 yılından itibaren Ümraniye, Beylikdüzü, Suadiye, Acarkent, Ataşehir, Maltepe, Levent semtlerinde açtığı kitabevleri ile geniş bir okur kitlesine de ulaşmayı başardı.Merkez: Çobançeşme Mahallesi Altay Sokak No: 8 Yenibosna Tel : 0212 496 11 11
Homer Kitabevi
Önceleri arkeoloji ve sanat tarihi alanlarında kitaplar yayınlayan ve satan kitapevi daha sonra yayınlarını çeşitlendirdi. Fotoğrafçılıktan siyasete geniş bir yelpazede kitaplar basılıyor ve satılıyor.Yeniçarşı C. N:12 D:AKuloğlu M. Galatasaray Beyoğlu - İSTANBUL(0212) 2495902
Literatür Kitabevi
Daha çok kendi çıkardığı yayınları bünyesinde barındırıyor. Yayın hayatına mesleki konulardaki kitaplarla başlayan Literatür, zamanla roman, çocuk kitapları da yayınlamaya başladı. İstiklal C. N:47 Emgen Hanı K:4 Şehit Muhtar M. Taksim Beyoğlu(0212) 2492829
Mavi Kum
Akdeniz çevresindeki tüm ülkelere, uygarlıklara ait kitapları, yayınları bulabileceğiniz, kafesinde oturup raflardaki kitapları okuyacağınız, düzenlenen söyleşi ve sergileri takip edebileceğiniz iki katlı şirin kitabevi Cihangir'de hayatını sürdürüyor.Cihangir C. N:13 Yıldız Apt. Cihangir M. Beyoğlu - İSTANBUL(0212) 2514440
Mesele
Cihangir'de Çukurcuma’da Yunan Konsolosluğu’nun sokağından Cihangir’e doğru ilerlerken görülen Mesele, bellibaşlı yayınevlerinden gelen 'indirimli' kitaplar satıyor. Sanat, kültür, teori kitapları, yabancı dilde ikinci dil kitaplar ve hatta gravürler, afişler bile var. Mekânda daha çok satışı azalmış kitapları, ucuz seri adı altında satışa sunuyor. Mesele Kitapçısı’nda yalnızca kitap değil, satışa sunulmuş avize ve aksesuarlara, kaset ve plaklara, gravürlere rastlamak mümkün. Turnacıbaşı sok.
Kabalcı
Beşiktaş’taki kitapçı 1995’te açıldı. Üç katlı dükkanın her katı 1000 metrekare civarında. Kitap, kırtasiye, hediyelik eşya, kozmetik, CD ve kaset satışı yapılıyor. Geniş bir İngilizce, Almanca ve Fransızca reyonları var. Lise ve üniversiteye yönelik ders kitapları da satılıyor. Kafeleri bulunuyor. Kabalcı aslında bir yayınevi. Yabancı kitapları ve yurtdışından gelen ürünleri kendileri ithal ediyorlar. "Kelepir kitaplar" bölümünde piyasada tükenmiş, sahaflık kitapların satışı indirimli olarak yapılıyor. Belli başlı boya ve fırça markalarını burada bulmak mümkün.Tel: (212) 327 33 22

Kağıt Gemi Kitapevi
Daha çok ikinci el kitaplar, dergiler, CD ve plaklar bulunduran kitapçının daha büyük dükkanı Galatasaray'daki Aslı Han pasajda bulunuyor. Ağa Hamam Cad. Altı patlar Sok. No: 2/1Cihangir /BeyoğluTel: 0212 249 80 02

Mephisto
Beyoğlu'nun vaz geçilmez adresleri arasına girdi bile. 2006 yılından bu yana internet üzerinden de hizmet veriyor. Üç kata yayılmış mekanda kitaplar, kafe, kırtasiye ve müzik bölümü yer alıyor. Kendi yayınladığı CD'leri dışında çok geniş bir müzik bölümü de dikkat çekici. Hemen girişte orta yerdeki kitap ve CD'lerin bulunduğu bölümü Beyoğlu'na cıkan herkes karıştırmalı diyoruz.İstiklal Cad. N:125 K:1, D:1 Taksim, Beyoğlu - İstanbul Tel: (0212) 2490696
Tarihçi Kitabevi
Tarihçi Kitabevi Kadıköy Moda’da yeni açıldı. Türk Tarih Kurumu, Tarih Vakfı gibi kuruluşların tüm kitaplarını bulunduran ve Necip Azakoğlu tarafından açılan Tarihçi, araştırmacılara çalışacak bir mekân da vaat ediyor. Üstelik çaya kahveye para ödemek zorunda kalmadan.” Gelecekte de Anadolu tarihine dair ne varsa Tarihçi Kitabevi’nde bulmak mümkün olacak.Moda Caddesi 104/a
Pandora
Beyoğlu 1991’de Beyoğlu Büyükparmakkapı Sokak’ta kuruldu, üç şube daha açtı. İnternet üzerinden de satış yapıyorlar. İngilizce, Türkçe kitap ve süreli yayınlar satılıyor. 30 bin çeşit Türkçe, 20 bin çeşit İngilizce kitap bulabilirsiniz. Her iki dilden üniversite eğitim kitapları da mevcut. Türkiye üzerine yazılan İngilizce kitapların sayısı iki bin civarında. Sanat, arkeoloji, tarih, edebiyat, yemek, hobi kitapları da bulunuyor. Kitap okuma ışığı, ayraç gibi kitap aksesuvarları da var. İstediğiniz kitabı internet üzerinden ayırıp daha sonra gidip alabiliyorsunuz.Tel: (212) 245 16 67
Remzi
1927’de Remzi Bengi tarafından kuruldu. İstanbul Beyazıt’ta açtığı bir dükkanla faaliyete geçti. Yayınevi olarak ilk kitabı Ömer Seyfettin’in "Yüksek Ökçeler" adlı eseri. 1994’te Akmerkez, 1995’te Rumeli Caddesi Nişantaşı şubesini açtı. Hemen bütün AVM'lerde bir şubesi bulunuyor. Rumeli şubesinde bir kafe de bulunuyor. Yabancı ve yerli dergi, ağırlıklı olarak İngilizce kitaplar, ajanda, takvim, DVD, VCD, databank, hediyelik eşya, kart, ayraç gibi ürünler de satılıyor.Tel: (212) 234 54 75
Robinson Crusoe
Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde 1994’te kuruldu. Türkçe kütüphaneleri zengin ama İngilizce ve Fransızca kitaplar da bulabilirsiniz. Ortalama 3-4 haftada dünyanın her yanından sipariş getiriyorlar. Nisan Yayınları adında bir yayınevleri de var. Kitap konusunda bilgili olmayan elemanlara tezgahı teslim etmiyorlar. Kitapçıların çoğu yabancı kitapları buradan alıyor. Sanat, sinema, müzik, şiir, roman, resim kitapları da bulabilirsiniz. Dükkanın mimarisi Han Tümertekin’e ait.Tel: 0212 293 69 68
Say Kitabevi
Otuz yıldır Cağaloğlu'nda yokuşun alt tarafında hem binlerce kitap bastılar, dağttılar hem de satıyorlar. Başvuru ve kaynaktan romana, hobiden sanata kadar onlarca çeşit kitap basan yayınevinde çocuk kitapları da yer alıyor.Ankara Caddesi Pamir Han No: 54/4 SirkeciTelefon 0212 - 512 21 58 / 528 17 54
Simurg
Kedileriyle meşhur kitabevini kediseverler de ziyaret ediyor. Beyoğlu’ndaki 21 yıllık kitabevinin sahibi İbrahim Yılmaz. Genellikle kitap kurdu olanların uğrak yeri. Kitap ve süreli yayın dışında hiçbir şey satmıyor. Sahaflık da yapıyor. Simurg adında 74 kitap yayınlamış olan bir yayınevi de var. Türkiye’de basılan yabancı kitaplar bulunuyor, dışarıdan getirmiyorlar. Sipariş alıp çok hızlı bir şekilde servis ediyor, aradığınız her kitabı buluyorlar.Tel: 0212 292 27 12

Tekin Kitapevi
İstanbul'un tarihi semtinde yer alıyor. Sahaf niteliğindeki kitapçı kitap alıyor, kütüphane kuruyor, Osmanlıca kitaplardan ansiklopedilere çizgi romandan üniversite kitaplarına kadar pek çok çeşidi bünyesinde barındırıyor.Süleymaniye Mah. Süleymaniye Cad. No:5Süleymaniye İSTANBUL 0212 528 70 85 0535 823 97 04
Varlık Kitabevi
Cağaloğlu'nda yıllara meydan okuyan yayınevi, zaman zaman parlıyor, zaman zaman geçmişin ağırlığına yeniliyor. Yaşar Nabi Nayır'ın kurduğu yayınevi'nin çıkardığı kitaplar ve Varlık dergisi burada bulunabilir.Piyerloti cad. No: 7/9 Çemberlitaş-İstanbul-Türkiye Telefon : (0212) 516 20 04 Fax : (0212) 516 20 05Nobel Tıp Kitabevleriİşte yıllardır adını ve yerini koruyan bir kitabevi. Elbette tıp alanında kitapları bulunduruyor. Üniversite öğrencilerinin ilk uğrak yeri.Millet Cad. N:111 Denizabdal Mah. Çapa Fatih - İstanbul

Zıppa Kültür Kitabevi
Zıppa Kültür Kitabevi 2007 tarihinde kurulmuş 2008'de Dikilitaş-Bakırköy'e taşınmıştır. Kitabevi, kafe yanı sıra kırtasiye, oyun/oyuncak, müzik market, hediyelik eşya, bilgisayar ve elektronik eşya aksesuarları da bulunmakta,Ahu Sok. N:7/3 Dikilitaş YKB Sokağı Ahu Apt. Kartaltepe Mah. , Dikilitaş, Bakırköy - İstanbul Tel: (0212) 5710696

Galatasaray Sahaflar Çarşısı
Galatasaray Lisesi'nin karşısındaki sokaktan girin, Avrupa pasajının yanındaki pasajın iki katı tıka basa sahaf dükkanı dolu. Eski kitaplar, dergiler, poster ve kartpostallar, plaklar, ansiklopediler, ikinci el kitaplarla birlikte burada.
Akmar Pasajı Kitapçıları
Sadece Kadıköy'un değil, tüm İstanbul'un en ünlü pasajlarından olan Akmar'da onlarca kitabevi yer alıyor. Pek çoğu üniversiteye hazırlık kitapları ya da yabancı dil kurs kitapları satıyor. Bazılarında da ikinci el kitapları bulmak mümkün.
Beyazıt- Sahaflar Çarşısı
Bir zamanlar kitapkurtlarının ayrılamadığı mekan maalesef eski günlerinden çok uzakta. Eski kitaplar, nadir basılı eserlerin bulunduğu Sahaflar çarışı, zamana yenildi ve artık üniversite hazırlık kitapları satan sıradan bir çarşı halini aldı. Artık eski, nadide bir kitabı arayıp bulan kitapçı bile yok. Yine de eski günlerin hatırına dolaşmayı ihmal etmeyin.